YÜZYILA DERİN BAKIŞ KİTABINA İLİŞKİN YORUMLAR

YÜZYILA DERİN BAKIŞ
https://bultenistanbul.com.tr/yazarlar/turgay-ozbek/yuzyila-derin-bakis/65/
Yüzyıla Derin Bakış Kitabı Hakkındaki Yorumlar
25.03.2021 Prof. Dr. Nilüfer Gökberk Tapan
Sevgili Sakine’ciğim, canım öğrencim,
Seninle bir kez daha gurur duydum. Baban Opr. Dr. Şükrü Esen’in, yaşamını, yaşamıyla birlikte de tüm bir dönemi bize anlattığın kitapla ne kadar öğünsen azdır. Titiz bir araştırmanın, büyük bir sevgi ve emeğin ürünü olan bu yapıt içerdiği tüm bilgi, belge ve resimlerle gelecek kuşaklara yeni ufuklar açacaktır. Ayrıca değerli bir bilim insanının, insanlığa hizmeti ilke edinmiş bir doktorun, sevgi dolu bir aile babasının yaşamı kuşkusuz bir değil, bir çok kişinin yüreğine dokunacaktır. Sevgili baban bu kitabı görse ne denli mutlu olurdu, bunu tahmin edebiliyorum.
Ayrıca kitap kapağı, baskısı, sayfa düzeni ile görsel açıdan da çok iyi olmuş. Yapanların emeğine sağlık.
Seni bir kez daha kutluyorum sevgili Sakine…
Nilüfer Tapan
29.03.2021 Dr. Nurderen Özkendirci Özbek (Mimar) “Şükrü amcanın hayat hikayesiyle birlikte tarih var, politika var, mimari var, gastronomi var, sosyoloji var… Multidisipliner bir çalışma olmuş”
09.04.2021 Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu – Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı : “Sakine hanım babanız için yazdığınız ve gönderdiğiniz Kitaplar bana ulaştı. Çok teşekkür ederim ve sizi kutlarım. Babanız Şükrü beyin sağlığına kavuşturduğu çok sayıda kişi arasında ben de varım. 1976 yılında öğrenci olayları sırasında kalçamdan bıçaklanmıştım ,Haydarpaşa Numune hastanesi aciline getirmişlerdi. Bıçağın kalın bağırsağı da deldiğini ve ameliyat edilmem gerektiğini söylediler .Ameliyattan bir gün önce ekibiyle beraber Şükrü bey de geldi ,beni muayene etti, filmleri inceledi ve hiç unutamam; delik kritik yerde müdahale riskli, yazık olur ameliyat etmeyelim, delik küçük yara deliğine bir diren koyalım, bu daha çocuk bağırsaktaki delik ve yara zamanla kendiliğinden kapanır dedi. Onun bu talimatı üzerine ameliyattan vazgeçtiler ve söylediği tedaviyi uyguladılar.15 gün sonra kalın bağırsaktaki delik ve daha sonra da yara kendiliğinden kapanarak ben ameliyat olmadan tamamen iyileştim. Babanız ismi kitaplaştırılarak tarihe geçmeyi fazlasıyla hak eden bir insandı. Ne mutlu ki sizin gibi bir evlat yetiştirmiş ve siz de böyle bir babanın kızı olarak adına yazdığınız kitapla onu ölümsüzleştirmişsiniz. Babanız Şükrü Beyi saygı ve rahmetle bir kez daha anar, sizi de tekrar kutlar, sağlıklı günler dilerim.”
12.04.2021 Mesut Şenol (Papirüs Dergisi yayıncısı, şair, yazar, çevirmen, emekli kaymakam) “Yüzyıla Derin Bakış – Opr. Dr. Şükrü Esen” adlı eserinizi iki tam gün içinde, derin duygulanma anları yaşayarak, zaman zaman gözyaşlarımı tutamadan okudum. Bu duygulanışlar ve gözyaşları, kendisini, ailesini ve mesleğini yücelten diğerkâm bir karakterin renkli ve anlamlı yaşamöyküsüne nüfuz etmekten ve onun sürdürdüğü onurlu yaşamdan etkilenmekten kaynaklanıyordu. Sevgili babanız kadar olmasa da, babam rahmetli Süleyman Şenol, kendisini insanlığa, eğitime ve iyilik yapmaya adamış birisiydi. Bu nedenle, empati yapmam ve babanızın hayatta başardıklarına hayran olmamam mümkün değildi. “Hayatta ne pahasına olursa olsun doğru ve dürüst olmanı isterim…” şeklinde size miras bıraktığı öğüdünü tamı tamına yerine getirdiğinizi görüyorum. Babanızın asistanlarıyla, çalışma arkadaşlarıyla, hastalarıyla kurduğu insani ve destekleyici ilişkinin yansımasını, sizin davranışlarınızda, çevrenizdeki insanlara her daim uzattığınız dostluk ve insanlık tavırlarınızda görmek son derecede kıvanç verici bir gözlem. “Çalıkuşu Hekimler” dediğim sınıftan bir hekim olan babanızın yaşam serüveninin bu denli dolu geçmesinin – acı ve tatlı anılarla – en başta hekimlik mesleğini seçenlere, onun yanında mesleği ve uğraşı insan olan herkese ışık tutacağına eminim. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde kaymakam olarak görev yaparken, babanızın ruhunu ve karakterini taşıyan hekim arkadaşlarla çalıştım. Yolu olmayan köylere yayan ya da katır sırtında giden, akşam ilçeye dönemeyince köylülerin evinde rahatsız sayılabilecek koşullarda yatmaktan çekinmeyen, fakir hastalardan para almayan o özverili hekimler mutlaka Şükrü Esen’in soyundan geliyor olmalı… Burada hekimlerin şefkatini bende somutlaştıran bir mesleki anıyı sizinle paylaşmama izin veriniz lütfen: Hakkâri Çukurca’da kaymakam olarak görev yaparken, Sağlık Ocağındaki bir hekimimiz vatandaşlara, hatta memurlara kötü davranıyor, hakaret ediyor diye haberler gelmeye başlamıştı. Belediye Başkanı ve Aşiret Reisi – sonradan milletvekili olan – Macit Piruzbeyoğlu son derecede güngörmüş birisiydi. İlçeye gelen memur ya da değil tüm misafirleri evinde ağırlar, kaymakamla birlikte ilçenin sorunlarını çözmeye çalışırdı. Bir gün Belediye Başkanı bana geldi. Bu doktordan söz etti. “Kaymakam Bey isterseniz doktorumuzu çağıralım, kendisini uyaralım, insandır, hatasını anlar ve düzelir, yoksa ben vatandaşı bıraksam ona bir kötülük edecekler!” dedi. Genç pratisyen doktoru çağırdık. Belediye Başkanı, benden izin aldıktan sonra söze girdi: “Doktorum, bazı meslekler vardır dişidir… Kaymakam, Belediye Başkanı, Öğretmen, Doktor, Hemşire gibi… Bazı meslekler vardır erkektir… Jandarma Komutanı, Emniyet Amiri, Cumhuriyet Savcısı… Erkek meslekler de vatandaşa adil ve anlayış içinde davranmak durumundadır. Ama dişi meslekten olanlar, şefkatli ve anlayışlı davranmayı hiç bir zaman ihmal etmemelidir,” dedi. Benim de yaptığım sözlü, kırıcı olmayan uyarıdan sonra, genç hekimimiz davranışını düzeltti. Babanız, abartısız, hekimlik mesleğinin şefkat zirvesinde olan bir kişi olarak belleklerde, şimdi sizin yarattığınız bu eserde yaşayacaktır… Son olarak belirtmek istediğim nokta şudur: Babanızın emsalsiz geçmişini belgelemek için yıllarca uğraş verdiniz. Bunu tüm ailenin ve aileye akraba kadar yakın olan çevre dostların portreleriyle, ilişkileriyle, başından geçenlerle, yaptıklarıyla, karakterleriyle yansıtan, belgelere dayanan, oylumlu ve kapsamlı kitabı yayınlayarak gerçekleştirdiniz. Gelecek kuşaklara adeta çok değerli bir hazine gibi miras bıraktığınız bu eser, takdir edilmesi gereken değerli bir vefa örneğinden başka bir şey değildir… Bu vesileyle, bu dünyadan göçen ama size ve bize dünyalar bırakan başta sevgili Babanız Opr. Dr. Şükrü Esen’e ve diğer akraba ve yakınlarınıza Allah’tan rahmet diliyorum. Işıklar içinde uyusunlar…”
Yüzyıla Derin Bakış kitabını sahafium.com‘dan temin edebilirsiniz.